TEBRIZHABER: Seçim spekülasyonu aylardır ortalıkta dolaşıyor ve birçok sözde ikinci kademe aday sıraya dizildi. Ancak İran’ın siyasi iklimi, seçimleri ciddiye aldı. Ancak İran’ın siyasi atmosferinde son zamanlarda seçim ciddi bir hal almaya başladı. Hem reformist hem de Muhafazakar arasında oluşan siyasi gelişmeler, önümüzdeki rekabetin geçen haftalra kadar düşünülenden farklı olacağını gösteriyor. Örneğin bu seçimlerde Reisi-Humeyni iki kutupluluğu görülüceği düşünülüyordu ama Pazartesi akşamı Seyyid Hasan Humeyni‘nin seçimlere katılmayacağı belli oldu. Ama İbrahim Reisi’nin durumu henüz belirsizliğini koruyor.
Net bir şekilde açıklanmasa da Seyyid İbrahim Reisi‘nin aday olmaması mümkün. Bu iddiayı kanıtlamak için pek çok neden var. Öncelikle son zamanlarda ciddileşen Said Celili‘nin adaylığı meselesi var.

Ayetullah Seyyid İbrahim Reisi

Celili Daha önce Reisi’nin aday olduğu taktirde kendisinin aday olmayacağını söylemişti. Ancak şimdi daha fazla toplantılara katılıyor, destekçileri ağı harekete geçmiş ve en önemlisi, Celili’nin 2013’de Tahran’daki seçim kampanyası başkanı Seyyid Hüseyin Negevi Hüseyni, onun aday olmaya hazır olduğunu ve Reisi tarafından da desteklendiğini söylüyor!
Reisinin cumhurbaşkanlık adaylığına şüphe duymasının ikinci nedeni, etrafındaki birçok uzmanın kendisine cumhurbaşkanlığı seçiminde çok fazla risk olduğunu ve başarısız olursa mevcut konumunu kaybedeceğini hatırlatmasıdır. Seçim ortamının her zaman yıkıcı olduğu ve rakiplerin boşta kalmayacağı düşünüldüğünde, böyle bir sonuca ulaşmak beklenmedik olamaz
Üçüncü dikkat çekici mesele ise, Reisi konusundaki fikir birliğinde ortaya çıkan şüphelerdir. Yakın zamana kadar Reisi, Muhafazakarların uzlaşı için tartışmasız tercihiydi, ancak şimdi Paydari Cephesi kendi kararlarının yanlızca aldıklarını ve Birlik Konseyi, Reisi ile aynı zamanda Galibaf ve Muhsin Rezai’ye mektuplar gönderdiğini görüyoruz. Bu nedenle, Reisi’nin biraz tereddüt etmesi ve mevcut konumunu korumak istemesi doğaldır.
Ancak Reisi ve Seyyid Hassan Humeyni’nin yokluğuna dair şüpheler, yaşanan ve ülkenin siyasi atmosferini değiştiren tek şey değil. Daha da önemlisi, Meclis Başkanı’nın adaylığına dair işaretler vermesidir.

Mohammad Bager Galibaf

Muhammed Bakır Galibaf‘ın bu seçimde adaylığı uzun süredir ve hatta Baharistan’a girişinden bu yana spekülasyona konu oldu, ancak bu konudaki sessizliği, cumhurbaşkanlığa girmek için doğru koşulları görmemiş olma ihtimalini artırdı. Ancak Kalibaf’ın önündeki en önemli engel Reisi’nin adaylığıydı. Kamuoyu yoklamalarına göre 1996 seçimlerinde iyi durumda olan Kalibaf, sonunda Reisi lehine seçimlerden çekildi. Buna dayanarak, muhtemelen bu deneyimi tekrarlamak istemiyor ve Reisi’nin aday olup olmamasını bekliyor. Galibaf’ın yakınlarından biri olan Muhsen Pirhadi geçtiğimiz günlerde yaptığı bir röportajda Kalibaf’ın gelmeyeceğini ve Reisi gelirse Kalibaf’ın kendisine yardım edeceğini düşündüğünü söyledi.
Şimdi seçimlerden 2 ay önce ve aynı zamanda Reisi’nin adaylık ihtimalinin azalmasıyla birlikte Kalibaf‘ın adaylığı için şartların hazırlandığına şahit oluyoruz. Ona yakın olan medya bu gelişmenin altını çizmektedirler. İranlı siyasi aktivist Abbas Selimi Nemin, FardaNews’e şunları yazdı: “Kalibaf, muhafazakar entelektüellerin fikir birliğiyle seçimlere kesinlikle katılmalı.” ve aynı medyaya verdiği röportajda Emir Rıza Vaez Aştiyani, şunları söyledi: “Başkanlık seçimi gruplar ve partiler için önemlidir ve riske atılamaz, bu yüzden güçlü bir lokomotif haline gelebilecek ve diğer grupları çekebilecek birinin gelmesi gerekiyor. Kalibaf’ın bu kapasiteye sahip olduğunu düşünüyorum.
Kalibaf’ın aday gösterilip gösterilmeyeceği, Reisi’nin aday olup olmayacağı ve başarısıyla ilgili şüpheler göz önüne alındığında yargıda kalıp kalmayacağı hâlâ belirsiz. Gelecekte bilinecek, ancak bu nedenle ülkedeki son siyasi ve seçim gelişmelerinden alınabilecek algıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here