İran ve Venezuela ekonomi, ticaret ve enerji gibi alanlarda, uluslararası meselelerde bilhassa Amerika’nın sultacılığına karşı koyma babında birçok ortak yana sahip olmuştur. Doğal olarak iki ülke son yıllarda ilişkilerini iyice arttırmış ve geliştirmiştir.

Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro yeni yıl dolayısı ile yaptığı konuşmasında İran ile özel ilişkilere vurgu yaparak şöyle bir açıklamada bulundu:” İran ve Venezuela ilişkileri Washington’un müdahaleci ve tek taraflı dış siyasetleri ile açıkça çelişmektedir. İki ülke arasındaki ilişkilerin 70 yıllık geçmişi bulunmaktadır. Özellikle de son yirmi yılda bu ilişkiler dikkate alınmıştır. ”

Nicolas Maduro’nun söylediğine göre hem İran İslam Cumhuriyeti hem Venezuela enerji kaynakları açısından çok zengin ülkeler sayılırlar. Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerini elinde bulunduruyor. Halbuki İran petrol bakımından dünyada dördüncü en zengin ülke ve doğalgaz rezervleri açısından da dünyada ilk sırada yer alıyor.

Amerika, Donald Trump başkanlığı döneminde Venezuela’ya karşı topyekun baskı yapma politikasını izlemiş ve geniş çaplı yaptırımlar uygulayarak Nicolas Maduro hükümetini devirmeye ve kendi kuklası ve sözde Venezuela muhalifler lideri Juan Guaido’yu iktidara getirmek istemiştir. Buna karşın Karakas İran İslam Cumhuriyeti, Rusya ve Çin gibi ülkelerden destek alarak Washington’un siyasetlerine karşı direnme stratejisini izlemeye başlamıştır.

İran İslam Cumhuriyeti her daim Washington’un Venezuela’ya karşı saldırgan tavırları, girişimleri ve siyasetlerini kınayarak Nicolas Maduro’nun Venezuela’nın yasal cumhurbaşkanı olduğunu vurgulamıştır. Aynı zamanda bu tutumuna paralel olarak Venezuela’yı Amerika yaptırımlarına karşı daha güçlü kılmak için geniş çaplı yardımlarda da bulunmuştur.

Son yıllarda İran İslam Cumhuriyeti ortak yatırımcılık alanında milyarlarca dolarlık değerindeki projeler çerçevesinde Venezuela’nın enerji, tarım, inşaat ve altyapı projelerine yatırım yapmıştır. Ayrıca Venezuela başkenti Karakas’ta İranlı ürünler ve ticari malların satılması ve tanıtılması için büyük bir market de açılmıştır. Böylece Karakas’taki markete Venezuela halkının akın etmesi ve İran ürünlerini ve mamullerini alması imkanı sağlanmıştır. Zaten Venezuela halkı da bu İran ürünleri satışı merkezinden memnun kalmıştır. Bu girişimlerden güdülen amaç ise iki ülkenin ilişkileri ve işbirliği düzeyinin iyice arttırılmasıdır. Bu da her iki ülkenin lehine olan bir durumdur.

Tahran’ın Caracas’a yaptığı yardımın en önemli yönlerinden biri, geniş çaplı ABD yaptırımları nedeniyle ülkedeki ciddi benzin yakıtı sıkıntısını gidermek için Venezuela’ya yakıt tankerlerinin gönderilmesidir. ABD yaptırımlarına açık bir muhalefet olarak, beş İranlı tanker Mayıs ve Temmuz 2020 ayları arasında Venezuela’ya sevkiyat yaptı. Bir başka gemi, ABD yaptırımlarından zarar gören petrol endüstrisini yeniden desteklemek için Venezuela’nın ihtiyaç duyduğu petrol ve rafineri ekipmanını İran’dan Venezuela’ya taşıdı. İran’ın Venezuela’ya akaryakıt tankerlerini göndermesi, iki ülkenin dayanışmasını gösterirken, Tahran ve Caracas’ın ABD tehdit ve komplolarına direnme alanındaki ortak yaklaşımının bir simgesi haline de geldi.

Öte yandan, Washington’un İran ve Venezuela’ya yönelik yıkıcı politikalarının sefil bir şekilde başarısız olduğunu ve Trump yönetiminin iki ülkeye yönelik tehditlerinin itibarsızlığını ortaya koydu. Bu, aşırılık yanlısı Amerikalı politikacılar arasında büyük endişeye neden oldu.

Eski bir ABD ulusal güvenlik danışmanı olan John Bolton, Karayip Denizi’ndeki İran tankerlerinin varlığına ve İran’dan Venezuela’ya benzin transferine tepki olarak, “Bu, ABD için tehlikeli bir harekettir. İran etkinliğine karşı çıkmak için Juan Guido’nun yanındayız” dedi.

Washington’dan gelen tehditlere rağmen, Venezuela ve İran, ABD tehditlerini ve abartmalarını görmezden gelerek kapsamlı temaslarını sürdürmeye devam ediyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here