Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Kuvvetleri komutanı korgeneral Kasım Süleymani bir yıl önce 3 Ocak 2020 tarihinde Iraklı resmi makamların daveti üzerine Bağdat’a gittiği sırada terörist Amerikan hava güçlerinin saldırıları sonucu Bağdat havalimanı yakınında Irak Haşdi Şabi örgütü başkan vekili Ebu Mehdi Mühendis ve 8 silah arkadaşı ile beraber şehit düşürüldü.

İran dışişleri bakanlığı Şehit Kasım Süleymani şehadetinin yıldönümü arifesinde paylaştığı Tweet’te Amerika’nın gerçek mahiyetine değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:

“Bölgemiz, gerçek bir barış savaşçısını kaybetti. Bonn konferansına destek vermekten, bölgeyi IŞİD’den kurtarmak yönündeki yılmaz çabaları çerçevesinde,  General Kasım Süleymani Batı Asya’da  istikrarı sağlamak savaşında ve ötesinde  eşsiz bir rol ifa etti.”

Amerika, General Süleymani’ye kalleşçe ve  korkakça terör saldırısı düzenlemekle büyük bir hata yaptı ve bölgedeki suçlarını örtbas edecek bir politika tasarlamakla yeni bir kriz yaratmaya çalışıyor. Ancak bugün bölgedeki durum ile beraber siyasi ve askeri denklemler değişti. Iraklı milletvekillerinin ülkeden ABD askerlerinin çekilmesine vurgusu, ABD terör rejimine Irak’ta yeri olmadığı görüşlerinin güçlü ve anlamlı olduğunu gösteriyor.

Amerika’da Savaşa Karşı Ulusal İttifak Koalisyonu üyesi Joe Lombardo, IRNA haber ajansına verdiği röportajda, geçmiş ve şimdiki ABD hükümetlerinin IŞİD’in oluşumunda ve suçlarında yer aldığına dair Kasım Süleymani’nin sözlerini hatırlatarak şunları belirtti:

“Geçmişte Amerika terörist grupları desteklerdi. Önce Afganistan’da Usame bin Ladin’i destekledi ve ardından bölgede bir kriz yaratmak ve jeopolitik hedeflerini ilerletmek için terörist gruplar oluşturarak bunu yapmaya çalıştılar.”

Hiç şüphesiz, bir kriz yaratmak, ABD’nin bölgedeki jeopolitik hedefleri ilerletme stratejisinin bir parçasıdır. Trump’ın başkanlığının son günleri, ABD’nin bölgede hala yeni gerginlikler arayışında olup olmadığı sorusunu gündeme taşınmıştır.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Cuma günü Kuveytli mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinde İslam Cumhuriyeti’nin dış müdahaleden uzak kapsamlı istikrar ve güvenliği sağlama konusundaki görüşünü açıklayarak Amerika’nın bölgedeki bazı şüpheli hareketlerine işaretle olası maceracılıkların sonuçlarından Washington’un sorumlu olacağını söyledi.

Amerika geçtiğimiz haftalarda Fars Körfezi ve Umman Denizi’ne gelişmiş silahlar konuşlandırmanın yanı sıra, son günlerde Fars Körfezi üzerinde bir dizi uzun menzilli stratejik bombardıman uçaklarını da havalandırmakla bazı kışkırtıcı askeri eylemlerde bulundu.

Tabii ki, bölgeyi ve dünya barışını baltalamak ve propagandif amaçlar çerçevesinde hareket etmek ve de kamuoyunu ABD’deki seçim yenilgisinden ve iç çekişmeden saptırmaktan başka seçeneği olmayan Amerikalılar ve özellikle Trump’ın geleneği çerçevesinde önemli bir strateji olmuştur.

 İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği geçen hafta Güvenlik Konseyi Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yazdığı bir mektupta, Tahran’ın halkını koruma, güvenliğini, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve hayati çıkarlarını savunmaya ilaveten İran’a yönelik herhangi bir tehdide veya kaba kuvvete kullanımına kararlı bir şekilde karşılık verme konusundaki kararlılığını hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.

Trump yönetimi; aleni bir cinayette, bölgede terörle mücadele ve barış sembolü olan şehit general Kasım Süleymani’ye suikast düzenleyerek, karnesine silinmez bir kara leke yazdırdı. İran milleti ise bu kalleş suikastı hiçbir zaman unutmayacaktır.

 En iyisi Amerikalı devlet adamları ve savaş yanlılarının artık yeni stratejik bir hata yapmamalarıdır. Çünkü her türlü stratejik bir hata İran’ın sağlam ve sert tepkisine yol açacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here