O Cuma sabahı

0
133

Hamed Hüsrevşahi
TebrizHaber Genel Müdürü

Perşembe günüydü ve bir toplantıya katılmak için Tahran’daydım. Akşam toplantı bittiğinde Kum şehrinden çok sayıda katılımcı olması nedeniyle Kum için bir otobüs hazırlandığını söylediler. Ziyaret etmek için geceyi Kum’da geçirmek istedim. Hazreti Masume(S) türbesinin ziyaretinden sonra, günün yorgunluğunun etkisi nedeniyle erken uyudum. Sabah namazından sonra kahvaltı yapmak için türbeye yakın bir restorana gittim. Biraz savurganlık yapayım dedim ve self servis masasına gittim. Elma hoşafını tadarken eşim aradı ve “Haberleri gördün mü?” diye sordu. Sabahtan “Mobil internetini açmadım” dedim. “O zaman aç” dedi. Arap gezginlerin toplandığı otelin lobisindeki açık televizyonuna doğru koştuğumda en rahatsız edici haberlerin olasılıklarını düşünüyordum. İslam devrim liderinin mesajı altyazı geçiyordu: Sevgili İran milleti! İslam’ın şanlı komutanı dün gece şehit oldu.
Üzüntü ve kederler içinde hızla türbeye gittim ve ağlayarak yüce şehit tarafından niyabeten ziyaretname okudum. Yavaş yavaş sessizlik bozuldu, aşıklar geldi ve ağıtlar yakıldı. Saat 10’da Feyziyeh önünde gösteri olacağı duyuruldu. Hoparlörde konuşan kişi bu terörün, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği önünde iki gün once “Allah, Allahu Ekber, Amerika, Şeytani Ekber” sloganlarına bir tepki olduğunu haykırıyordu.
ISNA fotoğrafçısı bu fotoğrafı bana daha sonralar gönderdi. Bu fotoğraf Generalin şehit olduğu haberinin yayınlanmasından iki veya üç saat sonra, Kum’da Hazreti Masume(S)’in türbesinin önünde çekildi. Kotü düşmüşüm ama yüzümde kutsal bir öfke var.
Çoğu uğraştan sonra, işin bir tarafından tutmak için Tebriz’e dönmeye karar verdim. Yol boyu kulaklıkları kulağıma takıp, haberleri dinleyip ve ağladım.

Bu bir yılı yüreğimde olan intikam ateşiyle geçirdim. Bence İntikam, Generalin katillerine yönelik, kültürel, ekonomik ve haysiyeti darbelerin devam etmesidir. Bu acı ve öfke diner gibi değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here