Azerbaycan Cumhuriyeti yetkililerinin yakın zamanda Tahran’a yaptıkları ziyaretin analizi; Tahran, Bakü’ye kollarını açıyor

0
95

Masume Pursadegi – Resalet gazetesi siyasi editörü

Azerbaycan Cumhuriyeti, 86.600 kilometrekarelik yüzölçümü ve% 93’ü Müslüman ve çoğu Şii olmak üzere yaklaşık 10 milyonluk nüfusu ile İran’ın kuzeybatı komşularından biridir. Bu nedenle kültürel ve dini yakınlık iki ülke arasındaki ilişkileri iç içe bir hale getirmiştir.

Elbette bu ülkedeki Şiilerin dini faaliyetlerinin bastırılmasında payı olan Azerbaycan Cumhuriyeti hükümdarları, son yıllarda İran’a karşı komşuluk dışı bir politika izlediler, Ancak son değişikliklerin, özellikle Dağlık Karabağ sorunu ardından, politikalarını değiştirdiler.

Tahran, sadece Azerbaycan Cumhuriyeti’ne değil, 15 komşusuna karşı her zaman barışçı bir politika izlemiştir.

ülkenin şimdiki Cumhurbaşkanının babası olan eski Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Tahran’a geldiğini ve İranlı mevkidaşından ülkesinin toprak bütünlüğünü korumak için yardım istediğini unutmadık. İran İslam Cumhuriyeti de iyi komşuluk temelinde yardımına koşuyor, ancak son Dağlık Karabağ çatışması Bakü’ye Tahran Kardeşliği’ni hatırlatana kadar bu konu Azerbaycan Cumhuriyeti’nin mevcut yöneticileri tarafından gerektiği gibi ele alınmmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ sorunu sırasında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgal altındaki toprakları Bakü’ye iade etme gerektiği konusundaki açıklamaları sayesinde İran ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler yeni bir diplomatik alana girmiş ve Bakü, Tahran’ın ve İran kardeşliğinin olumlu rolünü hatırlamiştir.

Dağlık Karabağ sorunu ve İran İslam Cumhuriyeti’nin, özellikle İslam Devrimi’nin Liderinin tutumu, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve İran İslam Cumhuriyeti’ne inat ve kini olmayan diğer ülkelere,  Tahran’ın hiçbir ülkede, özellikle bölgede kriz arayışında olmadığını ve güvenli bölgenin tüm ülkelerin çıkarına olduğu inancını gösterdi. Bu nedenle her zaman barışçıl ve akılcı önerileri, sorunlardan kurtulmak için memnuniyetle karşılamış ve önermiştir.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ’a yönelik politikası, Tahran’ın bölge ülkelerinin varlığıyla bölgeyi yönetme niyetinde olduğunu ve bu bölgenin işlerine müdahale etmek için bölge dışı ülkelerin elini kestiğini gösterdi. Dağlık Karabağ krizini çözdüğünü iddia eden ABD, Kanada ve Fransa gibi ülkeler bu alanda 30 yıldan fazla bir süredir başarısız olmuşlar ve daha doğrusu sorunu çözmekten aciz kalmışlar.

Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ceyhon Bayramov’un geçtiğimiz günlerde Tahran’a yaptığı ziyaret ve üst düzey İranlı yetkililerle görüşmelerinin ardından Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Shahin Mustafayev İran’ın konuğu oldu.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsüne göre, Azeri yetkili Tahran’da bir heyete başkanlık etti ve buna Enerji Bakanı Perviz Shehbazov ve birkaç Azeri yetkili katıldı. Bu göruçte Elektrik ve enerji ile ilgili konuşuldu.

Azerbaycan Cumhuriyeti halkının İran’la ortak kültürel ve dini kökleri vardır ve bu ülkenin Şiileri İran İslam Cumhuriyeti’ne bir ağabey gözüyle bakmaktadır. Dağlık Karabağ ihtilafından bu yana yoğunlaşan Tahran’a Azerbaycanlı yetkililerin gelişi ile Bakü’nün Tahran’ın stratejik önemini fark etmesi bekleniyor. Azerbaycan, bölgemizde cinayetten başka amacı olmayan Siyoniztler gibi diğer rejimlerin ikili ilişkileri bozmasına izin vermemelidir.

Her halükarda Bakü, güvenli komşuların güvensiz komşulardan Tahran için daha iyi olduğunu bilmeli. Bu nedenle Tahran Azerbaycan güvenliğini memnuniyetle karşılıyor. Bu nedenle, ABD ve İsrail gibi Siyonizt ağına zemin vermek yerine, İran İslam Cumhuriyeti gibi güvenilir ülkelere güvenmek daha iyi olduğunu unutmamalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here