Azerbaycanlı gazeteci: İran en zor koşullarda Azerbaycan Cumhuriyeti’nin tek destekçisi oldu

0
137

Mirzağa Məmmədov Azerbaycanlı gazeteci, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Milli TV” web sitesinde yayımlanan bir makalesinde, böyle yazdı: “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin tamamen yalnız olduğu ve hiçbir ülkenin onu desteklemediği bir zamanda, İran hem siyasi hem de askeri açıdan, Azerbaycanı destekleyen tek ülkeydi.”

Ve böyle eklemiş:

“Tarihten ders almadan yeni ilerleme kaydedilemez. İlk Karabağ savaşını unutmuş ve ders almasaydık, işgal altındaki toprakların kurtuluşunu şimdi elde edebilir miydik? Birinci Karabağ Savaşı sırasında ülkede istikrarsızlık hakimdi. Haydar Aliyev’in 1993 ortalarında iktidara gelmesi, giderek istikrarsızlığa son verdi.”

Ancak zorluklar ortadan kaldırılmadı. Bu zor günlerde, yabancı hükümetlerin siyasi ve manevi desteği çok düşüktü. Destek yalnızca dildeydi, ancak eylemde değildi. İran, gerek Elçi Bey döneminde gerekse Haydar Aliyev döneminde Azerbaycan Cumhuriyeti’ne yardım eden tek ülkeydi. Sadece askeri yardım değil, kuşatma altındaki Nahçıvan, İran İslam Cumhuriyeti’nin desteği ümidine kalmşıtı.

Aslen Nahçıvanlı Meclis üyesi Eldar İbrahimov, o yılları böyle hatırlıyor: “O zor yıllarda ümidimiz olan tek yer İran’dı, Sabah, İran’dan gönderilen un ve diğer gıda ürünlerini taşıyan kamyonları görmek bizi çok mutlu ediyordu.”

Abolfazl Elchi Bey ve Haydar Aliyev’in hükümdarlığı döneminde cumhurbaşkanının dış politika danışmanı olan merhum Vefa Quluzadeh, “Geleceğin Ufukları” adlı kitabında İran’ın 1992 ve 1993 yıllarında Karabağ savaşında Azerbaycan Cumhuriyeti’ne yaptığı yardım hakkında şöyle yazıyor: Zor yıllarda İran gazı evlerimizi ısıttı. Ermenistan ile yapılan savaşta yaralanan askerlerimiz İran hastanelerinde tedavi altına alındı. İran’dan getirilen otobüsler ulaşım krizini ortadan kaldırdı. “İran’a sadece bir kardeşin gözünden bakmalı ve onunla işbirliği yapmalıyız.”

 

Karabağ’dan gelen ve Zangilan’ın işgali nedeniyle avare olan yurttaşlarımıza kampın kurulmasına ve insani yardım sağlanmasına İran’ın verdiği destek, başka bir makalenin konusu olarak yeterli olur. İran Büyükelçiliği ve Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın yardımıyla yayınlanan “Haydar Aliyev ve Doğu” kitabını basın mensuplarının bulup okumalarını öneririm. Böylece demek istiyorum ki, medya temsilcilerimiz incelenmemiş kahve görüşmeleri, özel makaleler ve çarpık bilgiler, montaj resimleri ve videolar yayınlayarak İran ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin dinamik gelişimini baltalamaktadır. Yıllardır biz gazeteciler İran’ın Ermenistan’la komşuluk politikasını doğru bir şekilde değerlendiremedik. İran’a karşı önyargılı ve iftira niteliğindeki makalelerle kapsamlı bir şekilde uğraşıyoruz. Bu 44 günlük Karabağ savaşında İran’ın Ermenistan’la komşuluk politikası tüm dünyaya ve Batı’ya siyasi destekten yoksun Ermenistan’ın Karabağ savaşını dini düzeye taşıma girişiminin yapılacak doğru şey olmadığını kanıtladı. Pakistan, Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti dışında Ermenistan, İran İslam Cumhuriyeti de dahil olmak üzere diğer Müslüman ülkelerle yakın ilişkilere sahiptir. İran, Ermenistan’ın dini çatışma politikasını engelledi. Bu hususta Karabağ savaşının zirvesinde İran Yüksek Lideri Seyyed Ali Hamaney’in “Ermenistan işgal ettiği tüm toprakları Azerbaycan Cumhuriyeti’ne iade etmelidir. Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne aittir ve Azerbaycan topraklarını kurtarma hakkına sahiptir.” Sözlerini hatırlayalım. İran Cumhurbaşkanı da sağlam ve ilkeli bir tutum sergiledi: “Toprak bütünlüğünün sağlanması Azerbaycan halkının hakkıdır.” Bu İran’dan ilk kez bu tür açıklamalar ve mesajlar değil. İran Müşterek Kurmay Başkanı Mohammad Bagheri’nin geçen yıl Bakü’ye resmi ziyaretini hatırlayalım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı görüşmede Karabağ’ı Azerbaycan’ın daimi toprağı olarak nitelendirdi ve Azerbaycan Cumhurbaşkanının ilgisini Tahran’ın sabit tavrına  çekerek “İran, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü destekliyor. Bundan sonra da destekleyecektir. Sınırların zorla değiştirilmesi kabul edilemez. “İran bu konuda her zaman Azerbaycan’ın yanındadır.” Dedi.

44 günlük savaş sırasında Azerbaycan Cumhuriyeti Ordusu, Azerbaycan’ın İran ile Aras Nehri kıyısındaki 132 km’lik devlet sınırını tamamen restore etti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “İran-Azerbaycan sınırının diğer kısımları gibi, bu kısım da dostluk ve kardeşlik sınırı olacaktır” diyerek Azerbaycan ve İran halkını bu vesileyle tebrik etti.

Bir gazeteci olarak, gümrük geçişinin orada açılacağına ve her iki taraftaki halkın maddi refahının büyük ölçüde artacağına inanıyorum. O gün yakında gelecek. İran’ın 44 gün süren Karabağ savaşındaki siyasi ve manevi desteği hakkında ülkemizdeki birçok sitede çok şey söylendi. “Müsavat”, “Publika” ve “Milli TV” sitelerinde çok sayıda makalelere rastlıyoruz. Yazılanları  tekrar etmek istemiyorum, Bu makalenin yazılma sebebi, 21 Kasım 2020 Türkiyenin “Star” gazetesinin “Sınıfta kalan İran” başlıklı bir makalenin yayınlanmasıdır. Bu makale çevrilmiş ve “Moderatör” sitesindede  yayınlanmıştır. Bu makalenin yazarı, uzun yıllar Türkiye’ye göç etmiş Azerbaycan Cumhuriyeti gazetecilerinden biri olan Sevil Nuriyeva’dır. Bugün İran’la ilgili makalelere aşina olan ve bunları derinlemesine analiz edebilen hiçbir medya temsilcisinin Sevil Hanım’ın bu makalesine katıldıklarına inanmıyorum. Sevil Hanım böyle yazıyor: Sınırlarından Ermenistan’a gönderilen destek, silah, mühimmata dair onlarca sosyal medya paylaşımlarına denk geldik. Lakin hiç birini İran yalanlamadı!

Azerbaycan Cumhurbaşkanının halka yönelik son mesajını hatırlayalım: “(Ermenilerin) neden İran üzerinden silah getiremeyeceğini biliyorum. Çünkü İran bizim dost ve kardeş ülkemiz. Çünkü İran bizim talebimiz doğrultusunda alanını kapattı. Çünkü İran onların gelip Azerileri öldürmesini istemedi.”

İran’la ilgili gerçekleri yansıtan yazılara bir göz atalım. Azerbaycan’ın resmi sitelerinden biri olan “Publika” yazıyor: “İslam Devrim Muhafızları (IRGC) Generallerinden olan Rahim Navi Ağdam da Ermenistan’ın Karabağ’a terörist getirdiğini ve onlarla savaşmaya hazır olduklarını söyledi.
“Bakü, İran’dan yardım isterse, savaşçılarımız her zaman Azerbaycan tarafında savaşmaya hazırdır.”

Ayrıca generalin ilk Karabağ savaşında Ermenilere karşı cesurca savaştığını da söylemek isterim. Haydar Aliyev tarafından plaket ve sembolik kılıçla onurlandırıldı. İran’ın emekli generali Kabiri de Birinci Karabağ Savaşı’nda İranlı subay ve askerlerin varlığından bahsetti: “Birinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan Cumhuriyeti askerlerinin eğitimine şahsen katıldım. Merhum Haydar Aliyev’in başkanlığı döneminde Azerbaycan’da 8.000 asker yetiştirdim. Benimle birlikte savaşlara 150 İranlı gönüllü katıldı. »

Bu, Azerbaycan’ın yakın geçmişini yansıtan bir gerçektir ve bugün Azerbaycan, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında (Rus ordusundan sonra) en güçlü olan 100.000 kişilik güçlü bir orduya sahiptir. Azerbaycan Cumhuriyeti birçok ülkeye yardım ediyor ve borç veriyor. Bu yazıdan maksadım, gazeteci arkadaşlarımın İslam dini, ve İran İslam Cumhuriyeti de dahil olmak üzere dünya Müslümanları hakkında yazarken, yeterli bilgi edinmeleri ve tarihi gerçekleri çarpıtmamalarını istiyorum.Arkadşıarımnan istediyim, Uydurma bilgilerle ayartılmayın ve ülkelerimizin yakınlığını istemeyen kötü niyetli güçlerin aracı haline gelmeyin.

Bugün İran, Dağlık Karabağ’ın ve çevresindeki savaştan zarar gören bölgelerin yeniden inşasına katılmaya hazır. Bu hazırlık, Şangay İşbirliği Örgütü Başbakanlarının 19. Zirvesinde İran’ın Birinci Başkan Yardımcısı İshak cihangiri tarafından ifade edildi. İshak cihangiri ‘ye göre İran ekonomik potansiyelini bu amaçla özellikle enerji geçişi alanında kullanabilir. Bu makaleyi, İran’ın Bakü Büyükelçisi Seyed Abbas Musavi’nin Dağlık Karabağ ateşkesi üzerine yaptığı açıklamalarla bitirmek istiyorum. “Azerbaycan ve Ermenistan, daha önce İran tarafından verilen bir plana dayanarak Rusya’nın yardımıyla iyi bir anlaşmaya vardı. “İran bu süreci memnuniyetle karşılıyor.”

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here